xylvr

image

bunu iki gün kadar önce aldım; kafka‘nın dönüşüm‘ü. ama kaan çaydamlı ve şenol erdoğan‘ın yayın yönetmenliğinde, kamil utku‘nun editör ve çevirmen olarak yer aldığı, mete sancaktaroğlu‘nun desenleri ve erol egemen‘in kapak tasarımı ile altıkırkbeş yayın‘ın k serisi‘ne dahil 5. (aralık 2011) baskısı. pek niyetim yoktu aslında ama üzerine buram buram kadıköy sinmiş şu halini görünce dayanamadım ve “bi’ daha okumanın bi’ zararı olmaz” diye düşündüm. ama sadece okumakla kalmayacağımı nereden bilebilirdim? 

aslında daha önce bu güzel işin haberine rastlamıştım ama zamanla tamamen unutmuştum. bugün internet üzerinde bezmiş şekilde dolanırken tekrar rastlamamla, hatırlamam bir oldu; 29 nisan 2013 itibarıyla kafka‘nın dönüşüm‘ü ve başka kitaplar başka şekilleri ile; radyo üzerinden okan bayülgen‘in seslendirmesi ile dinleyiciyle buluşacak. 

açıkçası ilk duyduğumda heyecanlandığım bir projeydi bu. şovmen kimliğini seversiniz ya da sevmezsiniz ama -kişisel kanaatimce- medyanın dört bir yanına hastalık misali sirayet etmiş onlarca maymuna kıyasla, hatrı sayılır entelektüel birikime sahip bir isim okan bayülgenülkenin hakkıyla isim yapmış seslendirme sanatçılarından biri. üstelik, radyoya fazlasıyla yakışan bir sesi olduğunu düşündüğüm bir adam. işbu proje dahilinde, bugün itibarıyla bu ses, haftanın dört gecesi (pazartesi, salı, çarşamba, perşembe) istanbul ve ankara’da yayın yapan radyo trafik üzerinden kitap okumaları ile karşımızda olacak. 

başlangıç olarak seçilen kitap olan franz kafka - dönüşüm‘ü hangi kitap ya da kitaplar takip edecek bilmiyorum. gerçi dönüşüm de anladığım kadarıyla can yayınları tarafından basılan halinden okunacak ama fark eder mi? şundan eminim ki, artık haftanın dört gecesi (pazartesi, salı, çarşamba, perşembe), saat 23:00 - 00:00 arası radyo başına geçmek için bir sebebim var. istanbul’da 104,2 ve ankara’da 100,7 frekansından yayın yapan radyoyu bu iki şehir haricinde, internet üzerinden radyotrafik.com ve radyotrafikankara.com adresilerinden de dinleyebilirsiniz. bir de okanbayulgen.fm var tabii.

biraz kitap, biraz da radyo sevginiz varsa sizin de bu dinleme seanslarına eşlik edeceğinizden eminim. 

şimdiden iyi dinlemeler.

image

the part always has a tendency to reunite with its whole in order to escape from its imperfection.
leonardo da vinci

keep calm and hail the king

Frank Sinatra

malum, fifa u-20 (20 yaş altı) dünya kupası, 2013’te türkiye‘de düzenleniyor. organizasyonun resmi şarkısı ise gece‘den; 

yıldızlar buradan yükseliyor

açıkçası parça hoşuma gitti; bilgisayar ve konsol oyunlarının tema müziklerini aratmıyor - ki bu da aslında şarkının, organizasyonun içeriği ile ne kadar uyumlu olduğunu gösteriyor. gece, zaten kendi adıma takdir ettiğim ve severek dinlediğim yerli gruplardan biri. açıkçası böyle bir organizasyonda yer almaları beni mutlu etti. videoda samet aybaba ve u20 milli oyuncularımızı görmek de aynı şekilde mutluluk verici.

dünya çapında, futbolun geleceğini şekillendirecek yıldızlar bu organizasyonda yer alacaklar. istanbul, bursa, antalya, kayseri, gaziantep, trabzon ve rize‘de yeteneklerini sergileyecekler, en iyi oyunlarını ortaya koyacaklar. güzel bir turnuva izleyeceğiz ama haziran’a daha hayli zaman var.

ne yapalım, biz de bol bol gece dinleriz o zamana kadar. 

fifa u20 world cup turkey 2013 logo

…ve travis 7. albümden ilk single ile geri döner. özlettiniz be!

hepimizi ellerinde hamura çeviren; kendimiz olmaktan çıkarıp, başka başka bir sürü şekle sokan hayata dair…

3,14; “pi” (π) gününüz kutlu olsun! 

eski sevgili, eski defterler. 

unutsan beter, 

öldürmeye yeter 

hatırası. 

o defteri alıp, sayfaların yırtmalı, 

uçak yapıp, atmalı

çocuklara. 

 

oyuncak olduysa yoktan var eden aşk, aşkı böyle bilmesin çocuklar. 

 

 - feridun düzağaç - senin yüzünden (flu / 2013) - 

istanbul

humphrey bogart & ingrid bergman (casablanca - 1942)

beni güzel hatırla!

bunlar son satırlar…

farzet ki, bir rüzgardım, esip geçtim hayatından

ya da bir yağmur sel oldum sokağında

sonra toprak çekti suyu…

kaybolup gittim.

belki de bir rüya idim senin için.

uyandın ve ben bittim.

 

beni güzel hatırla!

çünkü; sevdim seni ben, her şeyini…

sana sırdaş oldum, dost oldum,

koynumda ağladın.

yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini.

beni üzdün, kınamadım.

alışıktım vefasızlığa; el oldun, aldırmadım.

 

beni güzel hatırla!

sayfalarca mektup bıraktım sana.

şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım.

sakladım günahını, sevabını içimde

sessizce gittim…

senden öncekiler gibi sen de anlamadın.

 

beni güzel hatırla!

sana unutulmaz geceler bıraktım

sana en yorgun sabahlar…

gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım.

en güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka,

söylenmemiş “merhaba”lar sakladım her köşeye

vedalar bıraktım duraklarda.

ne ararsan bir sevdanın içinde

fazlasıyla bıraktım ardımda.

 

beni güzel hatırla!

dizlerimde uyuduğunu düşün,

saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı…

mutlu olduğun anları getir gözünün önüne;

alnından öptüğüm dakikaları.

birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün

şaşırtmayı severim biliyorsun.

bu da sana son sürprizim olsun.

şimdi, seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum.

beni güzel hatırla.

gidiyorum…

 

orhan veli (kanık)

 

fotoğraf; ingrid bergman & humphrey bogart (casablanca, 1942)

şaka maka, askerlik de bitti; iş arıyorum da bu aralar.

var mı tavsiyesi olan? nasıl yapalım?